Adem Eğitim Kültür ve Sosyal Hizmetler Derneği

El yumruğu yemeyen kendi yumruğunu batman taşı sanır.

 

SÜLEYMÂNİYE CÂMİİ

Osmanlı yükseliş devrinin muhteşem eseri. Bir külliye şeklinde inşâ edilen bu eser, Kânûnî Sultan Süleymân Hanın emriyle, Mîmar Sinân tarafından 1550-1557 yılları arasında inşâsına Şeyhülislâm Ebüssü’ûd Efendinin duâsı ve câminin temeline ilk taşı koymasıyla başlandı. Külliyede; câmiden başka, medrese, mektep, dârülhadîs, dârüşşifâ, imâret, tabhâne, bîmârhâne, kervansaray, tıp mektebi, hamam, oda ve dükkânlarla Kânûnî Sultan Süleymân Han ve Hürrem Sultan türbeleri de vardır.

Mîmar Sinân’ın kalfalık eserim diye nitelendirdiği büyük bir külliyenin kısa sürede yapılması, zamânına göre, büyük bir başarıdır. Câmi 16 Ağustos 1557’de Kânûnî Sultan Süleymân Han ve bütün devlet ricâlinin hazır bulunduğu bir merâsimle, Mîmar Sinân tarafından ibâdete açılmıştır.

Devamını oku...

Söz âlimde güzeldir!

Herkes konuşur, herkes söyler. Ancak herkesin sözü aynı etkiyi mi yapar? İşte ilim sahibi olmanın bir güzel tarafı da söz söylemeyi bilmesidir. Her ilim sahibi sözü güzel söylemeyi bilir demesek de cahilin sözü olmaz. Bu meyanda biraz da sözün etkisinden gücünden bahsetmek yerinde olacaktır.

Sözler vardır insana şifadır, derdine devadır. Sözler vardır sağlam adamı hasta eder, zinde insanı verem eder. Sözler vardır bir milleti şaha kaldırır. Sözler vardır koca bir orduyu bozguna uğratır. Zamanında ve yerinde söylenmiş bir söz, aslında en büyük silahlardan daha etkileyicidir.

Sözün gücü ve güzeli denince akla ilk gelen Yunus Emre’nin o güzel mısralarıdır:

Keleci bilen kişinin yüzünü ağ ede bir söz  

Sözü pişirip diyenin işini sağ ede bir söz  

 

Devamını oku...